Marsilya Gezilecek Yerler

Yoğun bir limanı ve canlı şehir enerjisi ile Marsilya otantik bir turizm deneyimi arayanlara hitap eder. Bu kozmopolit şehir Fransa’nın en eski ve Paris’ten sonra ikinci büyük şehridir. Antik tarih ve kültürel çeşitlilikten muhteşem bir sahil manzarasına kadar birçok keşif fırsatı sunar. Marsilya’nın her noktasında ziyaretçiler eski caddelerde yürüyüş yaparken büyüleyici manzaralara şahit olabilmekte ve ferahlatıcı deniz meltemini hissedebilmektedirler. Kentin renkli, çok ırklı kültür mirası Marsilya’yı büyüleyici bir yer haline getirir. Avrupa ile Kuzey Afrika arasındaki köprü olarak bilinmekte olup Cezayir’den gelen oldukça büyük bir göçmen nüfusuna da ev sahipliği yapar. Klasik Fransız balık pazarlarının yanı sıra Arap pazarlarına da rastlamak mümkündür.

Notr-Dame Kilisesi

Nefes kesen manzarasıyla bir tepebaşında yer alan bu muhteşem kilise Marsiya’nın en önemli simgesidir.  Antik çağlarda bir gözlem evi, Ortaçağ’da ise ibadet yeri olarak kullanılmıştır. Bugün Notr-Dame altın varaklı Meryem Ana’nın yer aldığı çan kulesiyle büyüleyici bir etkiye sahiptir. Mahzende adak olarak bağışlanmış levhalar ve pilotlar tarafından verilen bir model uçak bulunur. İç mekan görüldükten sonra terasta vakit geçirmek mümkündür. Teras Marsilya’nın kırmızı çatılı binaları ve eski limanından Akdeniz’in Frioul Adaları’na kadar uzanan muhteşem bir panoramik manzara sunar.

Saint-Victor Kilisesi

Şehit Saint Victor’ın anısına inşa edilen bu kilise bir dönem 5. yüzyılda kurulmuş bir manastıra aitti. Kilisenin temeli erken Hıristiyanlık dönemine dayanırken kuleler ise 11-14 yüzyıllarda yapılmıştır. Mahzen bölümünde bir yer altı mezar ve Saint Victor’un Mağarası bulunur. Marsilya’nın en eski yapılarından biri olan Bazilika görülmesi gereken bir cazibe merkezidir.

Vieux Port (Eski Liman)

Vieux Port Limanı Marsilya’nın doğumunu temsil eder. Şehir M.Ö 600 yılında bir Yunan limanı olarak kurulmuştur. Sakin denizle çevrili Eski Liman Marsilya’nın batısında, Canebiére Caddesi’nin yakınında yer alır. Limanın etrafında dolaşmak Marsilya’nın gelişen Akdeniz atmosferini yansıtan rıhtım turistler için bir cazibe merkezidir. Burası Marsilya’ya has olan, otantik bir deniz yemeği olarak bilinen Bouillabaisse’nin en iyi şekilde yapıldığı yer olarak kabul edilir. Limanın doğusunda bulunan Quai des Belges her sabah bir balık pazarına ev sahipliği yapar. Zamanla büyük bir ticaret limanı haline gelen Vieux Limanı şimdilerde balıkçı tekneleri tarafından kullanılır. Ayrıca eski liman iki popüler turistik noktaya sefer düzenleyen feribotların hareket noktasıdır: Château d’If ve Cassis yakınlarındaki Calanques.

Le Panier (Eski Kent)

Vieux Limanı’nın kıyısında muhteşem bir noktada yer alan bu renkli bölge Marsilya’nın tarihi ve kültürel merkezidir. Eski Yunanlıların M.Ö 590’da yerleştiği ve eski dönemlerden beri ikamet ettikleri Marsilya’nın en eski yeri olup dik, dar ve dolambaçlı sokakları, pastel renkli binalarıyla Marsilya’nın büyüleyici kişiliğini gözler önüne sermektedir. Bir dönem işçi sınıfının mahallesi olan Le Panier artık zengin bir muhittir. Yine de birçok etnik ve sanatsal öğeyi bir arada barındırır. Bölgede çok sayıda Cezayir mutfağı örnekleri sunan restoran, yerel butikler, gurme yiyecek dükkanları ve sanat galerileri yer alır. Ziyaretçiler Vieux Limanı’nın kuzeyinden yürüyüş turlarına katılarak La Canebiére Bulvarına doğru çıkabilr. Meydan Ceneviz mimarisini yansıtan Hotel de Ville (Belediye Sarayı) gibi önemli anıtlara da ev sahipliği yapar. Diğer görülecek yerler arasında Büyük Katedral ve ilgi çekici çağdaş sanat sergilerinin düzenlendiği bir müzenin bulunduğu Vieille Charité yer alır.

Akdeniz Medeniyetleri Müzesi

Üç farklı mekanın yer aldığı bu geniş kompleks müzede ziyaretçiler sanat galerileri, film gösterimleri aracılığıyla Akdeniz uygarlığının tarihini keşfedebilmektedirler. Müzenin son yapılan kısmı eski iskele üzerine kurulmuştur. Bu alanda tanrıların keşfi, baharat yolunun hazineleri, Kudüs imgelemleri ve dünyanın harikaları gibi temalar ele alınmıştır. Müzenin ikinci bölümü 12. yüzyıldan kalmış tarihi bir eser olan Fort Saint-Jean’in odalarında yer alır. Ayrıca denizdeki bir asma köprü vasıtasıyla erişilebilen olağanüstü  Akdeniz bahçelerine çıkılabilir. Burada turistler doğal bir yürüyüşün tadını çıkarıp kıyının panoramik manzaralarını izleyebilir. Son kısımda ise müzede yer alan çalışmaların adeta bir sahne arkası deneyimiyle keşfi fırsatını sunan ve Belle de Maie meydanında konuşlandırılan Conservation Center (Koruma Merkezi) yer almaktadır.

Chateau d’If

Château d’If, tarihi ve doğal ortamı nedeniyle ilgi çekici bir turistik merkezdir. Marseilles limanından kısa bir feribot yolculuğuyla ulaşılabilen Château d’If Frioul Adaları takımadalarındaki bir doğa koruma alanında yer almaktadır. Manzara el değmemiş koyları, türkuaz denizi, bakir plajları, kumlu plajıyla muhteşem niteliktedir. Sahip olduğu iklim sayesinde nadir bulunan çiçek türlerine ev sahipliği yapar. 16. yüzyılda Kral I. François tarafından bir kale olarak bu eşsiz çevrede inşa edilmiş ve kısa bir süre sonra kale bir cezaevine dönüştürülmüştür. Ayrıca bu ortam Alexandre Dumas’ın Monte Cristo Kontu adlı romanında da geçer.

Marsilya Tarih Müzesi

Vieux Limanı’na yalnızca birkaç adım uzaklıktaki müze Marsilya’nın Yunan kökenli, Ortaçağ’dan günümüze gelen mazisini gözler önüne serer. Fransa’nın en eski kentinde yer alan müzede tarihi eserlerden oluşan etkileyici bir koleksiyon sunulmakta ve bu koleksiyon 2500 yıllık bir geçmişi barındırmaktadır. Zarif ve çağdaş bir binada bulunan koleksiyon müzenin aydınlık, büyük odalarında hayat bulmaktadır. Koleksiyonun en önemli parçalarından biri üçüncü yüzyıldan kalma bir Roma gemisidir. Müzede ayrıca bir açık hava müzesi olan Jardin des Vestiges olarak bilenen bir park da yer almakta ve bu bahçeler M.Ö. 3. yüzyıldan kalmış eski Massalia limanı kalıntılarına ev sahipliği yapmaktadır.

Vieille Charité

Le Panier’in en yüksek noktası olan Place des Moulins’de yer alır. Binalar Marsilya Belediye Meclisi’inin “yoksulları koruma” adındaki kraliyet politikasının uygulanması bağlamında, ikamet etmek için daha elverişli bir yer haline getirilmesi kararı almasıyla 1641 yılında kurulmuştur. 1748 yılında bir kamu hastanesi binaya eklenmiştir. Hastane kompleksinin ortasındaki avluda bir mabet yer almakta ve 1679 – 1707 yılları arasında inşa edilen bu mabet İtalyan mimarisinin bir örneğini teşkil etmektedir. Yakından gözlemlendiğinde yoksul çocuklara bakan hayırseverleri temsil eden, çocuklarını besleyen iki adet pelikan tasviri fark edilenbilir. 1986 yılından bugüne Vieille Charité binası bilimsel ve kültürel etkinliklere ve Centre de la Vieille Charité adlı bir müzeye ev sahipliği yapmaktadır. Müzede yıl boyunca devam eden ilgi çekici çağdaş sanat sergileri düzenlenir.

Büyük Katedral

Le Panier mahallesinin kuzeybatısında, denize kıyısı olan bir yüksek düzlükte konuşlanmış olup kubbeli kuleleriyle liman üssünün 16 metre yüksekliğinde durmaktadır. 1852 ile 1893 yılları arasında inşa edilen Katedral Roman ve Bizans stillerini uyumlu bir şekilde harmanlamıştır. İç bölüm mermer ve mozaiklerle yapılmış zengin bir dekora sahip olup; Mahzen’de Marsilya Piskoposlarının mezarları yer almaktadır. 141 metrelik katedral 19. yüzyılda inşa edilen en büyük dini olarak bilinir.

Cours Belsunce Yolu

Belsunce Yolu huzur dolu yürüyüşlerin yapılabilmesi için 17. yüzyılda yapılmış geniş bir yürüyüş yoludur. Ayrıca bu geniş yol malların Orient’ten Marsilya’ya, buradan da Paris’e taşınmasında önemli bir rota olmuştur. Çiçekçi dükkanlarının bulunduğu ve dökme demir büfelerden satılan buketleriyle ünlü Saint-Louis Yolu  ile kesişir. Marsilyalıların iyi şans getirmesi için gül satın almaları buranın geleneksel bir adetidir. Anıtsal Fountain de Cantini fıskiyesi ve modern sanata yönelmiş bir müze olan Cantini Müzesi yakınlarda görülmesi gereken yerler arasında sayılır. Bir başka ilgi çekici nokta ise her yıl 15 Haziran’dan 14 Temmuz’a kadar düzenlenen Sarımsak Günleri’dir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here